| birikim | Birikme, bir yerde toplanıp yığılma:"Kim bilir kaç olayın birikimiyle zifir gibi kararmıştı, içi."- T. Buğra | tr |
| birikim | Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim:"Mimari birikim bazen bir kente köklü bir damga, bir özellik bırakıyor."- H. Taner | tr |
| birikim | Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci | tr |
| birikim | Mal ve paranın toplanıp çoğalma süreci | tr |
| birikim | Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması | tr |