Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"
Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
Türkçe Anlamı
1. Yargı:"Hükmü doğru ve pek de yerinde olamazdı."- F. R. Atay. Egemenlik, hâkimiyet. Değer, aynı veya benzer nitelik:"Kocabaş Kazasker, gerçekten Sultan Mahmut'un gözbebeği hükmündeymiş."- R. N. Güntekin. Önem, geçerlilik. Etki, hız, şiddet. Karar.
İngilizce Anlamı
1. rule. authority. provision. sentence. decision. judgement. verdict. adjudication. assize. award. conclusion. deliverance. dicta. dictum. doom. estimate. fiat. operation. predication. proviso. ruling. statute. 2. award. decree. force. judgment. possession. provision. ruling. sentence. verdict. 3. rule, authority, provision, sentence, decision, judgement [Brit.], judgment, verdict, adjudication, assize, award, conclusion, deliverance, dicta, dictum, doom, estimate, fiat, operation, predication, proviso, ruling, statute. "rule, authority; command, edict; judgement, verdict; sentence, decree, judicial sentence/decision; government; effect, influence; importance; provision, condition". ",-kmü. 4. decision, sentence, decree, judgment. 5. assumption, opinion, thought. 6. sovereignty, sway, jurisdiction. 7. legality, authority, validity. 8. importance, effect, influence. 9. force, grip, hold. hüküm ünce as required by: kanun hükmünce as required by law. hüküm ünde equivalent to, in lieu of. hüküm ünü geçirmek /a/ to assert one´s authority over. hüküm ü geçmek. 10. /a/ to have authority (over), carry weight (with). 11. (for something) to have become invalid; to have lost its effectiveness. hüküm giydirmek /a/ to pass sentence (on). hüküm giymek to be sentenced, be condemned. hüküm ünde olmak to be considered (as); to be of the same effect (as). hüküm ü parasyna geçmek to be able to pay for something (instead of having to beg for it). hüküm sürmek. 12. to rule, reign. 13. to prevail. hüküm vermek. 14. to arrive at a decision or opinion. 15. to pass sentence.". 16. arbitrament. judgement. decision. judgment. thought. sovereignty. jurisdiction. validity. influence. adjudication. ascendance. award. clause. legal decision. decree. determination. dictum. doom. finding. government. hold. judicium. operation. precept. pre.
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.