seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
eclipses, faith, olive, patoloji, savumak, the, thane, ackknowledge, sezmek, nevsine, haldon, safier, zafer zaferdir, magnificent, sabırsızlanmak, succumb, region, professionalce, by the way, philosophies,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. Öğretim görevlisi.
2. ders vermek; lecture shipokutmanlık, paylama/konferans, , okutman; paylama, tekdir, azarlama; konferans, belirli bir konu üzerine konuşma, i; umumi ders; konferans vermek; lecturerkonferans veren kimse, tekdir etmek azarlamak.
3. konferans veren kimse, konferansçı, konuşmacı.
4. okutman, lektör. konferansçi; okutman; doçent. ders veren,konferansçı. konferansçı. i.
5. okutman, lektör. ders veren. konuşmacı, okutman.
6. okutman.
7. konferansçı. okutman. doçent.
8. konuşmacı. konferansçı. okutman. doçent.
9. konferansçı, ders veren.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. one who lectures; professor at an academic institution. lecturer\lec"tur*er\ (-&etilde;r), n. one who lectures; an assistant preacher.lecturer n.
2. a public lecturer at certain universities [syn: lector, reader].
3. someone who lectures professionally.
4. One who lectures; an assistant preacher. someone who lectures professionally.
5. The act of reading; as, the lecture of Holy Scripture.
6. A discourse on any subject; especially, a formal or methodical discourse, intended for instruction; sometimes, a familiar discourse, in contrast with a sermon.
7. A reprimand or formal reproof from one having authority.
8. A rehearsal of a lesson.
9. To read or deliver a lecture to.
10. To reprove formally and with authority.
11. To deliver a lecture or lectures. teaching by giving a discourse on some subject a lengthy rebuke; "a good lecture was my father's idea of discipline"; "the teacher gave him a talking to" a speech that is open to the public; "he attended a lecture on telecommunications" deliver a lecture or talk; "She will talk at Rutgers next week"; "Did you ever lecture at Harvard?".
12. A lecturer is a teacher at a university or college. a lecturer in law at Southampton University. a) someone who gives lectures, especially in a university.
İspanyolcaFransızcaAlmancaPortekizceİtalyanca
conferencianteconférencierLektorlecturerconferenziere

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.