seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
ilerlemek, authority, tabulate, irreducible, abandoned, deliquate, about, gizli, taint, their, üst üste, dank, modality, countess, complement, thiny, daily, multichannel, boucle, losuy,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. fırsat. i. fırsat, elverişli durum. firsat, elverisli zaman. olanak. olanak. i. fırsat, elverişli durum. fırsat, uygun durum, şans.
2. fırsat, uygun zaman, elverişli durum, fırsat.
3. fırsat. elverişli zaman.
4. fırsat. vesile. uygun zaman. elverişli durum. imkân. kaçamak.
5. olanak.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. chance, occasion; opportune moment, favorable time to act. opportunity\op`por*tu"ni*ty\ , n.; pl. opportunities (#). [f. opportunité, l. opportunitas. see: opportune.].
2. fit or convenient time; a time or place favorable for executing a purpose; a suitable combination of conditions; suitable occasion; chance. a wise man will make more opportunities than he finds.
3. convenience of situation; fitness. [obs.] hull, a town of great strength and opportunity, both to sea and land affairs.
4. importunity; earnestness. [obs.] taylor.
5. Fit or convenient time; a time or place favorable for executing a purpose; a suitable combination of conditions; suitable occasion; chance.
6. Convenience of situation; fitness.
7. Importunity; earnestness. a possibility due to a favorable combination of circumstances; "the holiday gave us the opportunity to visit Washington"; "now is your chance".
8. An opportunity is a situation in which it is possible for you to do something that you want to do. I had an opportunity to go to New York and study I want to see: more opportunities for young people. equal opportunities in employment. see also: photo opportunity = chance.
İspanyolcaFransızcaAlmancaPortekizceİtalyanca
oportunidadoccasionGelegenheitoportunidadeoccasione

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.