seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
dormant, inspiration, flayer, relevant, hergün, notification, polecat-ferret, reliant, wp.swf, take, put into, imminent, horifying, set, striped öf, hexagonal, diminution, boundary, apprehension, from that point,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1.  masraf, geç, sarfedilen para, gider; masraf; geçmek.
2. Giden. giden. s.
3. sempatik, cana yakın.
4. girgin.
5. giden, çıkan.
6. ayrılan, kalkan. i. gidiş, çıkış. giden, ayrilan, kalkan; cana yakin. giden,n.sempatik:v.üstün gel:prep.üstün gelerek. n.sempatik:v.üstün gel:prep.üstün gelerek. s.
7. ayrılan, kalkan. i. gidiş, çıkış. giden. giden, cikis. gidiş. giden, çıkan, kalkan, dışarı giden, akıp giden, sempatik, açık yürekli, içi dışı bir.
8. çıkan, giden; geç, sosyal/giden, çıkış, gidiş; s, sempatik dost tavırlı.
9. giden. ayrılan. canayakın.
10. giden. sempatik. sevimli. giren çıkan. çıkış. çıkma.
11. sempatik üstün gel üstün gelerek, giden.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. departing; sociable; sailing away. outgoing\out"go`ing\, n.
2. the act or the state of going out. the outgoings of the morning and evening. lxv.
3. 2. that which goes out; outgo; outlay.
4. the extreme limit; the place of ending. [obs.] the outgoings of the border were at the north bay of the salt sea, at the south end of jordan. xviii. 19.outgoing \out"go`ing\, a. going out; departing; as, the outgoing administration; an outgoing steamer.
5. The act or the state of going out.
6. That which goes out; outgo; outlay.
7. The extreme limit; the place of ending.
8. Going out; departing; as, the outgoing administration; an outgoing steamer. going out or away or of the past; "an outgoing steamship"; "the outgoing president".
9. To go beyond; to exceed in swiftness; to surpass; to outdo.
10. To circumvent; to overreach.
11. That which goes out, or is paid out; outlay; expenditure; the opposite of income. money paid out.
12. 1. You use outgoing to describe a person in charge of something who is soon going to leave that position. the outgoing director of the Edinburgh International Festival.
13. Outgoing things such as planes, mail, and passengers are leaving or being sent somewhere. All outgoing flights were grounded. ¡Ù incoming.
14. Someone who is outgoing is very friendly and likes meeting and talking to people. = extrovert.
İspanyolcaFransızcaAlmancaPortekizceİtalyanca
salientesortantabgehendque parteuscente

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.