| tasvir | Tasarlama, bir şeyi sözle veya yazıyla anlatma, göz önünde canlandırma, betimleme:"Bu, Salihli sokaklarında tasvire sığmaz bir kargaşalık ve vaveyla idi."- M. Ş. Esendal | tr | tr |
| tasvir | Resim | tr | tr |
| tasvir | Betim | tr | tr |
| tasvir | bir şeyi söz veya yazı ile ifade etmek, bir şeye şekil vermek; bir şeyin özelliklerini anlatarak, gözönünde canlandırma | ot | tr |
| TASVİR | Hiss ve mahsusata münhasır olan ifâde | ot | tr |
| TASVİR | Bir şeyi söz veya yazı ile anlatmak. Resim yapmak | ot | tr |
| TASVİR | Bir şeye şekil ve suret vermek. Resim | ot | tr |
| TASVİR | Edb: Görebildiğimiz ve hissedebildiğimiz şeyleri bize gösterebilecek veya hariçte vücudu olmayan fakat hissedilen şeyleri duyurabilecek meleke | ot | tr |
| TASVİR | Bir şeyi göz önünde canlandıracak şekilde yazı veya söz ile anlatma; tarif etme | tr | (Hukuk) | tr |