| tekellüf | kendi isteğiyle külfete girmek, bir zorluğa katlanmak, gösterişe kapılmak, özenmek yapmacık hal ve hareket, zorakî hareket | ot | tr |
| TEKELLÜF | Kendi isteğiyle külfete girmek, bir zorluğa katlanmak | ot | tr |
| TEKELLÜF | Gösterişe kapılmak. Özenmek | ot | tr |
| TEKELLÜF | Yapmacık hâl ve hareket. Zoraki hareket.(Üstadımız, tekellüf ve taazzumdan aslâ hoşlanmaz ve talebelerinin dahi tekellüf kaydından âzâde olmalarını emreder. Ve buyururlar ki, "Tekellüf şer'an ve hikmeten fenâdır. Çünkü, tekellüf sevdası, insanı hadd-i ma'rufu tecâvüze sevkeder. Mütekellif olanlar, bazan hodbinâne bir tezâhür ve tefâhür tavrı ve muvakkat soğuk bir riyâkâr vaziyeti takınmaktan kurtulmaz. Halbuki, bunların | ot | tr |
| TEKELLÜF | Külfetli iş görme, külfete katlanma, yapmacıklı davranma; gösteriş | tr | (Hukuk) | tr |